Gökçeada Fotoğraf Kampı

Yaz aylarındaki gezimizde rotamızda Gökçeada var. Eğlence, deniz ve fotoğraf bir arada..

Gökçeada, ilçe merkezi ve 9 köyden oluşmaktadır. Bu köyler: Kaleköy, Tepeköy, Uğurlu, Eski Bademli, Yeni Bademli, Eşelek, Zeytinliköy, Şirinköy ve Dereköy’dür. Son sayımlara göre merkez nüfusu 7,100, köyler nüfusu 1,500 olmak üzere toplam 8,600 kişidir. Kaleköy, Tepeköy, Eski Bademli, Zeytinliköy ve Dereköy Rum köyleridir. Buralarda Türklerde yaşamakta ve bir arada kardeşçe yaşamaktadırlar. Farklı kültür ve dine mensup Türk ve Rum asıllı Türk vatandaşları kardeşlik içinde yaşamakta ve iki tarafta kültürlerini geliştirmektedir.

Gökçeada denince aklınıza sadece deniz, güneş kumsallar ve gece yaşamı olan bir yer gelmesin, aynı zamanda dünyanın en bol oksijenli bölgesi, farklı kültür ve dinlerin buluştuğu, mitolojide ve destanlarda oldukça işlenen, dünyanın en eski medeniyetlerinin barındığı bir yerdir…

Grubumuza katılmak, hem gezip hem fotoğraf deneyiminizi geliştirmek isterseniz bize ulaşın!

Program:
23 Temmuz Perşembe gecesi 00:00 Kadıköy Evlendirme önü hareket

1.Gün 24 Temmuz 2015 Cuma

06:00 Kabatepe feribot
09:00 Gökçeada geçiş – Otele yerleşme
11:00 Aydıncık plajı – Tuz gölü, Çamur banyosu
18:00 Dereköy, Tepeköy
20:00 Tepeköy’de akşam yemeği
23:00 Otele dönüş

2.Gün 25 Temmuz 2015 Cumartesi

06:00 Kaleköy gün doğumu, tekneler balıkçılar
09:00 Otelde Kahvaltı
11:00 Aydıncık plajı
18:00 Bademli, Zeytinli, Kaleköy
20:00 Kaleköy akşam yemeği
23:00 Otele dönüş

3.Gün 26 Temmuz 2015 Pazar

06:00 Aydıncık- Tuz gölünde gün doğumu
09:00 Otelde Kahvaltı
11:00 Otelden ayrılma feribota geçiş
(Feribota binene kadar, limanda deniz ve fotoğraf..)
14:00 Gelibolu yarım adası ve şehitlik gezisi
16:00 İstanbul’a dönüş

Kampa dahil olan hizmetler:

– Bütün transferler,
– 2 gece konaklama (oda kahvaltı)
– Profesyonel rehberlik,
– Ören yerleri girişi,
– Seyahat sigortası

Kampa dahil olmayan hizmetler:

– İlk gün kahvaltı
– Öğlen ve akşam yemekleri
– Diğer ekstralar

Kampa katılım fiyatı: 600 TL

Konaklama: Kale Palace Hotel (www.hotelkalepalace.com)

GÖKÇEADA ( IMROZ)

Gökçeada, ilçe merkezi ve 9 köyden oluşmaktadır. Bu köyler: Kaleköy, Tepeköy, Uğurlu, Eski Bademli, Yeni Bademli, Eşelek, Zeytinliköy, Şirinköy ve Dereköy’dür. Son sayımlara göre merkez nüfusu 7,100, köyler nüfusu 1,500 olmak üzere toplam 8,600 kişidir. Kaleköy, Tepeköy, Eski Bademli, Zeytinliköy ve Dereköy Rum köyleridir. Buralarda Türklerde yaşamakta ve bir arada kardeşçe yaşamaktadırlar. Farklı kültür ve dine mensup Türk ve Rum asıllı Türk vatandaşları kardeşlik içinde yaşamakta ve iki tarafta kültürlerini geliştirmektedir.

Gökçeada denince aklınıza sadece deniz, güneş kumsallar ve gece yaşamı olan bir yer gelmesin, aynı zamanda dünyanın en bol oksijenli bölgesi, farklı kültür ve dinlerin buluştuğu, mitolojide ve destanlarda oldukça işlenen, dünyanın en eski medeniyetlerinin barındığı bir yerdir.

Kısa bir gemi yolculuğundan sonra Kuzulimanı’na ulaştığınızda karşınıza çorak topraklar çıktığında (Gökçeada’nın eski adı İmroz’dur ve ”çorak topraklarda bereket tanrısı” anlamına gelmektedir.) genelde Ada’ya ilk gelenler hayal kırıklığına uğrar ama unutmayın ki bir ada uzun süre ayakta kalabilmesi için asıl yerleşimi, güzellikleri ve gizemi içerlerde saklamıştır.

Gökçeada Anadolu’nun bir çok vilayetinden gelme insanımız yanında, Rum vatandaşlarımız kardeşçe yaşamaktadır. Rum vatandaşlarımız tüm ibadetlerini rahatlıkla yapabilmekte, örf, adet ve geleneklerini yaşatmaktadırlar. Öyle ki Anadolu’da kilise ve manastır sayısı en fazla olan yerdir. Bunlar rahat bir şekilde tamir ve onarım görebilmekte ve amacı dışında kullanılmamaktadır. Gökçeada’da bu iki farklı toplum, aralarında kız ve oğlan alıp vermektedirler. Bayramlarını, sevinçlerini ve kaderlerini birlikte yaşamaktadırlar. İki toplumun dini ve milli bayramları birleşince senenin büyük kısmı kutlamalarla, festivallerle ve panayırlarla geçer.

EKONOMİ: Gökçeada ekonomisi, tarım, hayvancılık, balıkçılık ve turizme dayanmaktadır. Tarım olarak, zeytincilik, bağcılık ve sebzecilik öne çıkmaktadır. Yoğunlukla, kırmızı biber (közlemelik ve salçalık), bostan, ayçiçeği, fasulye, domates, bamya, çilek ve üzüm yetiştirilmektedir. Meyve ağacı olarak, zeytin, elma, kiraz, badem, ceviz, armut, yaban ahlatı, dut, kara dut, şeftali, bardak eriği, vişne, kayısı ve ayva bulunmaktadır. Ada’da Zeytinyağı fabrikası (devletin ve özel sektörün), şarap imalathanesi bulunmaktadır. Hayvancılık, genelde küçük baş hayvancılığa dayanmaktadır. Ada’nın kendine has İmroz koyunu bulunmakta ve yabani olarak yaşamaktadır. Karadenizli vatandaşlarımızda büyük baş hayvancılık yapmakta ve Ada’nın süt ihtiyacını karşılamaktadırlar. Ada’da sütü işlemek için kamu ve özel sektörün mandıraları bulunmaktadır. Deve kuşu yetiştiriciliği de yapılmaktadır. Arıcılıkta; kekik, çam ve çiçek balı elde edilmektedir. Ada’da 156 adet kayıtlı pansiyon bulunmakta, yaz aylarında bu rakam 200’ü geçmektedir. Genelde yaz aylarında sayısız otel ve restaurant faaliyete girmektedir. Kış aylarında av sezonunun açılmasıyla, Ada’da bir hareketlilik olmaktadır. Konumu itibari ile zengin deniz ürünlerine sahip Ada’da her an taze balık bulunabilmekte ve bunlar önemli bir ekonomik değere sahiptir. İçeride tüketilemeyen balıklar ilçe dışında satılmaktadır.

ORMANCILIK: 20,000 hektar kullanım alanı olan Gökçeada’da, 8,000 hektar ormanlık alan bulunmakta, bu alanın çoğunluğunu dev çam ormanları oluşturmaktadır. Bununla kalınmamakta ve ağaçlandırma çalışmaları da hızla devam etmektedir. Ada zeytin ağaçları bakımından da zengindir. Ada’da 600 yaşında çınar ve zeytin ağaçları da bulunmaktadır. Zeytin ağaçlarının cinsi, Ada’ya özgün olup, az asitli ve yağlık zeytindir.

KUMSALLAR: Ada’mızı çepeçevre (95km.) saran sahil şeridi, irili ufaklı kumsallara sahiptir. Şu an pek çoğu bakir bir durumda olan kumsallar, dünyanın en temiz sahilleri olarak bilinmektedir. Aydıncık, Gizli Liman, Yuvalı, Uğurlu, Pirgos, Lazkoyu, Kuzulimanı, Sualtı Milli Parkı’nın da içinde bulunduğu Yıldızkoy, Mavikoy, Yelkenkaya en önemli plajlarıdır. Güney sahilleri ipek gibi kum, kuzey sahilleri çakıllıdır. 30 km. uzunluğundaki Ada’nın 27 km.lik bölümünde denize girilebilir.

ARICILIK: Ada’da bolca kekik ve buna benzer bitkiler yetiştiği için kekik balı üretimi revaçtadır. Gökçeada’da yaklaşık 2.000 arı kovanı bulunmaktadır. Dev çam ormanlarında da başka katkısı olmayan çam balları da üretilmektedir. Mart, Nisan, Mayıs, Eylül ve Ekim aylarında dağlardaki çiçeklerden kaliteli çiçek balı da elde edilir. Ayrıca kaliteli polen üretimi de yapılır. Ada’da üretilen kekik balı pek çok derde devadır. En iyi kekik balı üreticileri, Gökçeada merkezde, Tahir İnan, Ferit Yazıcı, Reşat Zazoğlu, Uğurluköy’de, Mustafa Çam (resimde görülen Mustafa ÇAM’a ulaşmak için 0 286 897 61 58’i arayabilirsiniz.), Şirinköy’de Hayri Ağa’dan temin edilebilir. Arılar gezdirilmediği için ballar birbirine karışmaz. Çam ormanında sadece çam, kekiklik bölgelerde kekik, ve bahar aylarında çiçekli bölgelerde çiçek balı üretilir.

BALIKÇILIK: Ada konum itibari ile çeşitli balıkların barınağı ve geçiş bölgesidir. Özellikle levrek, eşkina (kaya levreği), sinarit, karagöz, lüfer, orfoz, orkinos, izmarit, istavrit, mercan, kolyoz, uskumru, sarpa, çipura, barbun, sargoz, tombik, kefal, ve sardalye çokça çıkmaktadır.

Sualtı dünyasının sadece temiz denizlerde yaşayan canlıları, ıstakoz, ahtapot, kalamar, dilbalığı, karides, midye çeşitleri bolca bulunmaktadır. Sadece Ege Denizi’nde yaşayan orfoz ve orkinoslarında üreme bölgesidir ve bu canlılar koruma altındadır. Profesyonel balıkçılığın yanında amatör balıkçılıkta yaygındır. Özellikle sualtı zıpkın avcılığı, ve karadan olta balıkçılığı da gelişmiştir.

SÜNGERCİLİK: Ege’nin süngercilikte gözbebeği Gökçeada’da bir zamanlar 200 tekne birlikte sünger avına çıkardı. Bir hastalıktan ötürü uzun yıllar Ege Denizi’nde süngercilik yapılamamıştır. Gökçeada’da 25 çeşit sünger yaşamakta ve çevre adalara doğru yayılmaya başlamaktadır. Yakın gelecekte de eskisi gibi Gökçeada süngerciliğin tekrar başkenti olacak ve Ege Denizi’ne hayat verecektir.

BAĞCILIK: Ada’da çavuş ve kara üzüm oldukça yaygın olarak yetişir. Bu üzümler şarapçılık ve pekmezcilik açısından üstün değere sahiptirler. Normal tüketimde de kalitesi iyidir, özellikle kansızlık ve karaciğer hastalarına iyi gelmektedir. Ada’da ev yapımı şaraplar bulunmaktadır.

ZEYTİNCİLİK: Ada’da yüzyıllar boyu zeytincilik gelenekselleşmiştir. Yaklaşık 200 bin zeytin ağacı mevcuttur. Son zamanlarda Gemlik tipi sofralık zeytin üretimi de yapılmaya başlanmıştır. Ada’da 600 yıllık zeytin ağaçları bile bulunmaktadır. Ada zeytinleri genelde yağlıktır. Ada’da günlük 40 ton sıkma kapasitesi olan son sistem kontini zeytin yağ fabrikası ve sulu baskı fabrikaları bulunmaktadır. Zeytinler günü gününe sıkıldığı için asit yok denecek kadar az ve nefaseti yüksek yağlar elde edilmektedir. Prinası yakacak olarak değerlenmektedir. Ayrıca saf zeytinyağından yapılan sabunların da kalitesi yüksektir. Bölge zeytincilik için devlet tarafından da desteklenmekte ve teşvik kredileri verilmektedir.

EĞLENCE: Ada’da yaşam güneş ve denizden ibaret değildir. Geceleri de en az gündüz kadar hareketli ve eğlencelidir. Konaklama ve eğlence yerlerinin birbirinden farklı yerlerde olmasından dolayı, eğlence mekanlarını, gelen turistlere gürültü kirliliği yaşatmaz. Ada’da bar, disko, kafe, balık restaurant ve taverna yeterince bulunmamaktadır. Şu an Gökçeada Ege ve güney sahillerine oranla sessiz ve mütevazıdır. Her geçen gün bunlara yenileri eklenmektedir. Gökçeada’da yazın film festivali düzenlenmektedir. Genellikle yaz aylarında, konserler, basketbol, voleybol, plaj voleybolu, tavla turnuvaları, uçurtma şenlikleri, 1 Temmuz Kabotaj Bayramı’nda su sporları müsabakaları, toplu sünnet şenlikleri, tiyatro gösterileri, güzel sanatlar sergileri olmaktadır. Yaz aylarında su kayağı ve sörf için malzeme kiralayabilir ve unutulmaz anlar yaşayabilirsiniz.

GEZİ REHBERİ

Gökçeada’ya deniz yoluyla geldiğinizde Kuzulimanı’na ulaşırsınız. Bu liman ulaşım amacı yanında deniz turizmi için de kullanılmaktadır. Kuzulimanı, şehir merkezine 7 km. uzaklıktadır. Buradaki karayolun arkasındaki ağaçlıkların içinde olan şelale harika bir yerdir.

Kuzey kesiminde Kaleköy karşımıza çıkar. (Merkeze 4 km.) Kaleköy Yukarı ve Aşağı diye ikiye ayrılır. Aşağı Kaleköy gece yaşamı ile ünlüdür. Burada barlar, restaurantlar, oteller, pansiyonlar, çay bahçeleri ve gezi kordonu bulunmaktadır. Aşağı Kaleköy aynı zamanda bir balıkçı barınağıdır ve her an taze balık da bulunabilir. Yukarı Kaleköy ise eski bir Rum köyüdür. Cenevizlilere ait bir kale kalıntıları, tarihi bir kilise ve bir çok manastır bulunmakta ve tarihi geçmişi görülmeye değerdir. Kaleköy’ e varmadan karşımıza iki tane köy çıkar; Eski Bademli ve Yeni Bademli…

Eski Bademli yine eski bir Rum köyüdür ve ilginç mimarisi ile gezilmeye değer bir yerdir. Buradaki çeşme görülmeye değer, aynı yerde iki ayrı su akmaktadır. Kilisenin yanındaki eski köy okulunun bahçesinden Semadirek Adası’na gün batımında bakmak insana eşsiz bir haz verir. Yeni Bademli ise tam bir pansiyonlar köyüdür. Her türlü ihtiyacınıza cevap verecek konaklama yerleri mevcuttur.

Doğal yollarla üretilen her türlü meyve ve sebzede Yeni Bademli Köyü’nde bulunmaktadır. Merkez ile her an ulaşım vardır. Keleköy’den, Kuzulimanı sahil kesimine bir patika yolla yaya olarak ulaşmak, sizlere unutulmaz bir haz verecektir. Buradan geçerken Yıldızkoy, Mavikoy ve Yelkenkaya’yı görebilirsiniz. Yüksek tepelerden Saroz Körfezi, tüm güzelliği ile karşımıza çıkar. Kuzulimanı’na varmadan bir balık çiftliği ile de karşılaşırsınız. Bu çiftlikten sonrada Kaşkaval’da Peynir Kayalıkları adı verilen deniz dalgalarının biçimlendirdiği, ilginç bir kaya yapısını görebilirsiniz. bu sahil kesimi Türkiye’nin ilk ve dünyanın en güzel Sualtı Milli Parkı’nı oluşturmaktadır. Gökçeada Sualtı Milli Parkı, balık çeşitliliği açısından Dünya’nın en iyi yeridir. Bu bölgede çok değişik balık çeşitleri yanında Akdeniz Fokları da yaşamaktadır. Bu park da çok miktarda sualtı (sıcak ve soğuk) kaynak suyu çıkmaktadır ve sayısı bilinmeyen sualtı mağaraları bulunmaktadır.

Adanın güney kısımlarına doğru yol aldığımızda, burada yerleşim yeri olarak sadece bir iskan köyü olan Eşelek karşımıza çıkar. (Merkezden 10 km.) Buraya varmadan bir baraj gölüyle karşılaşırız. Eşelek’i geçtiğimizde de uçsuz bucaksız koylarla karlılaşırız ve bu koylar sahil ve deniz temizliliğinde Türkiye’nin en iyisidir ve mavi bayrak almaya adaydırlar. Aydıncık (Kefaloz), Güzelcekoy, Kokina vb. Aydıncık göletinin sağ tarafına düşen vadi (Raksodos Vadisi) bir doğa harikasıdır ve manzarası harikadır. Güzelcekoy Çanakkale Boğazına bakar ve güneşin doğuşu burada en iyi şekilde izlenebilir.

Kefaloz ve Güzelcekoy mevki I. Dünya Savaşı’nda İngilizlerin deniz ve kara üssü idi. Türk gemileri burada bulunan donanmayı doğal limanda demirliyken batırdı. Bu zamandan kalma batıklara su üstünden de, su altından ulaşabilirsiniz. Ayrıca burada içme suyu için İngilizler bir baraj inşa etmişlerdi. Aydıncık’da (Kefaloz) yine Tuz Gölüne girerek çamur banyosu yapıp cildinizi güzelleştirebilirsiniz. Eklem, romatizmal, cilt ve börek rahatsızlıklarınıza deva bulabilirsiniz.

Ada’nın batısına yol alınca 3 km. uzaklıktaki Zeytinliköy’e ulaşırız. Burası eski Rum köyüdür. Burada kilise gezilmeye değerdir ve dibek kahveleri meşhurdur. Buradan bir dibek kahvesi içmeden Ada’dan gidilmez.

Burayı geçince, baraj gölüyle karşılaşırız, (4 Km.) burası Gökçeada’nın içme ve kullanma suyunu karşılar. Bu göleti altından kaynayan sular besler. Bu baraj gölünde 40 kg. mı geçen Aynalı Sazanlar yaşamaktadır.

Baraj göletinin üst tarafında yine bir eski Rum köyü olan Tepeköy’le (13 Km.) karşılaşıyoruz. Burada tarihi çınar bulunmakta ve güzel bir mesire yeri oluşturmaktadır. Tepeköy’den içerlere doğru gidildikçe, su değirmenlerini, tepe yamaçlarında sayısı belli olmayan rüzgar değirmenlerini görebilirsiniz. Buranın kilisesi ve mezarlığı görülmeye değer yerlerdir.

Batıya doğru devam ettikçe, eski bir Rum köyü olan, Dereköy (18 Km.) ile karşılaşıyoruz. Buranın tarihi evleri de görülmeye değer. Burası bir zamanlar Türkiye’nin en büyük köyü olma özelliğine sahipti. Bir hatırlatmada yapalım gerçekten doğal kaynak suyu içmek istiyorsanız buraya uğramadan geçmeyiniz. Dereköy’de tarihi bir çamaşırhane de bulunmaktadır.

Dereköy’den ileride iskan köyleri olan Şirinköy ve Uğurluköy’le (28 Km.) karşılaşıyoruz . Uğurlu’nun plajları deniz turizmi açısından önemli bir öneme sahiptir. Burada da Ada’nın önemli konaklama yerleri mevcuttur. Burası aynı zamanda Türkiye’nin en batısındaki yerleşim yeridir. Türkiye’de güneş en son burada batar. Güneşin batışını izlemek burada ayrı bir keyif verir.

Ada’yı gezerken her yol kenarında kaynak sularıyla karşılaşırsınız. Buraların çoğunda mesire yerleri de bulunmaktadır. Bazılarında yaklaşık 500-700 yıllık ulu çınarlar bulunmakta ve bunların altında da mutlaka doğal kaynak suları çıkmaktadır.

Kış aylarında Marmaros’ta (25 Km.) çağlayanı gezebilirsiniz. Yaz aylarında su seviyesi düştüğü için asıl güzelliği kışın ortaya çıkmaktadır. Ayrıca Marmaros’da çam ormanlarıyla sahil içiçedir. Buradan batıya doğru sahil kesiminden yol aldığımızda Gizli Liman’a ulaşırız. Burası herhalde Dünyanın el değmemiş tek kumsalıdır. Yaklaşık 750 mt. lik sahil şeridinde hiç bir yapı yoktur, tamamen bakirdir.

Gökçeada avcılık bakımından da zengindir. Av sezonlarında Türkiye’nin önde gelen avcılarıyla birlikte ava çıkabilirsiniz. Ada’da yoğun olarak, keklik, tavşan, bıldırcın, sığırcık, yaban ördek, kaz bulunmaktadır.

Gökçeada’yı bir motor kiralayarak denizden de mutlaka gezmelisiniz. Birbirinden ilginç el değmemiş koyları ancak bu şekilde görebilir ve faydalanabilirsiniz.

Yaz aylarında Aydıncık’taki tuz gölünde Flamingolar konaklar. Bu vakitlerde bir çok araştırmacı ve fotoğrafçı Ada’yı ziyarete gelir. İlginç ve insandan ürkmeyen yapılarıyla görülmeye değerdirler.

DERLEYEN : Yüksel ALTUN

Tags: , ,

Yorumunuz

Top