Temel Fotoğrafçılık semineri ders notları – Pozlandırma

POZLANDIRMA

Fotoğraf makinamizin sensörü üzerine istenilen miktarda ışık düşürülmesi işlemine pozlandırma denir. Sensör üzerine düşen ışık miktarının belirli bir düzeyde olması gerekir. Bu düzeyi aşan ışık miktarı fazla pozlanmaya neden olurken, az miktarda ışık ise az pozlanmaya neden olur.

Pozlandıramayı belirleyen üç önemli mekanizma vardır: Diyafram, Enstantane, ISO.

Alan derinliği önceliği: DİYAFRAM

Objektifin içinden geçen ışığın miktarını ayarlayan kontrol mekanizmasına diyafram diyoruz. F yani odak uzunluğuna bağlı bir oranlar dizisinden oluşan diyafram değerleri şöyledir. 1, 1.4, 2, 2.8, 4, 5.6, 8, 11, 16, 22, 32. Diyaframın bu değerleri, aslında ters bir fonksiyona ait değerler olduğundan, en büyük sayı en küçük açıklığı gösterir. Rakam aritmetik olarak büyüdükçe diyafram küçülür. Her basamakta gösterilen sayı, bir öncekinin iki katı ya da tersine yarısıdır. Örneğin F8, F11’e göre iki katı fazla ışık geçirir.

Net Alan Derinliği
Diyaframın, objektiften geçerek filme etki eden ışık miktarının ayarlanması dışında ikinci bir görevi de, net alan derinliğini belirlemesidir. Net alan derinliği, netlik yapılmış yerin önünde ve arkasında olaşan net bölgedir. Ön plandaki en net nokta ile arka plandaki en net nokta arasındaki uzaklıktır.

Alan derinliğini etkileyen üç faktör vardır.

1) Diyafram değeri : Diyafram açıklığı küçüldükçe net alan derinliği artar, büyüdükçe azalır.
2) Odak uzunluğu : Objektifin odak uzunluğu kısaldıkça, yani görme açısı genişledikçe, alan derinliği artar.
3) Konuya uzaklık : Netlik yapılan yer, makineye ne kadar yakınsa alan derinliği o kadar azalacaktır. Konudan uzaklaştıkça alan derinliği artacaktır.

Bu üç etkeni bir arada kullanarak son derece sınırlı bir net alan derinliği elde edilebilirken (açık diyafram, uzun odaklı objektif, konuya yaklaşmak), neredeyse sınırsız bir net alan derinliği elde edilebilir (kısık diyafram, kısa odaklı bir objektif, konudan uzaklaşmak)

Sınırlı alan derinliğini kullanmak, arka ve ön planları soyutlayıp yalnızca anlatılan konunun belirginleştirilmesini sağlamada sıkça kullanılan bir yöntemdir.

Bazı makinelerde alan derinliği izleme düğmesi ile net alan derinliğini vizörden izlemek mümkündür.

Hareket önceliği: ENSTANTANE

Objektiften giren ışığın film üzerine düşme süresini enstantane denilen sistemle denetleriz. Enstantane, normalde kapalı konumda bulunurak sensorün ışık görmesini engelleyen, ancak gerektiğinde bizim belirlediğimiz süre boyunca açılarak sensörün ışık görmesini sağlayan düzeneklerdir. Enstantane açık kalma süresine enstantane adı verilir. Enstantane bazı standart sayılarla tanımlanmıstır. Bu sayılar 1, 2, 4, 8, 15, 30, 60, 125, 250, 500, 1000,… şeklindedir. Bu dizideki rakamlar 1/sn olan bir süreyi tanımlar. Yani 30, 1/30 saniye demektir. Saniyenin 30 da 1’i süresince ışığın sensör üzerine düşeceğini ve bu süre boyunca sensörün ışıktan etkileneceğini gösterir. Enstantane dizisinde birbirini izleyen iki hızdan birinin süresi, bir öncekinin süresinin yarısı, bir sonrakinin süresinin ise iki katıdır.

Bazı gelişmiş makinelerde 4000, 8000, 12000 gibi yüksek enstantane hızları, 40, 50, 80,… gibi ara değerler bulunmaktadır. Bu değerler sayesinde daha hassas pozlandırmalar yapılabilir.

Enstantane, sensör üzerine düşen ışığın süresini belirleyen mekanizmadır. Bu mekanizma aynı zamanda, hareketli cisimlerin dondurulması ya da hareketli görünmesi için fotoğrafçıya karar verme olanağı sağlar.

B ve T konumları
B (Bulb) konumundayken perdenin açık kalması için deklanşöre sürekli basmanız veya deklanşör kablosu ile kilitlemeniz gereklidir. T (Time) konumunda perdenin açılması için deklanşöre bir kez basılması ve kapanması için ikinci kez basılması yeterlidir. Her iki konumda da sehpa (trıpot) kullanılmalıdır.

Az ışıkta fotoğraf çekmek: ISO

ISO ise digital makinalarımızda bulunan sensörlerin, ışığa olan duyarlılık derecesi olarak adlandırılır. ISO, International Standards of Organisations (Uluslararası Standartlık Örgütü)’ün kısaltmasıdır. Analog makina dönemlerde ise ASA, American Standarts Association (Amerikan Standartlar Enstitüsü) veya DIN, Deutsches Institut für Normung (Alman Standartlar Enstitüsü) kısaltmasıyla karşımıza çıkmaktadır. ASA ve DIN için filmlerin ışığa duyarlılık derecesi diyebiliriz. Gördüğünüz üzere her üç tanımda aynı şeyi ifade etmekte olup, ASA ve DIN’ de günümüzde yeriniISO’ya bırakmıştır. Diğer bir ifade ile teknolojik gelişmeyle birlikte daha önce filmlerde yakalanmaya çalışılan ışık artık sensörlerün ısınarak ortam ışığının arttırılmasıyla makineler üzerinde yakalanmaktadır.

ISO bize yetersiz ışık ortamlarında diyafram ve estanteneyi destekleyerek fotoğraf çekebilme olanağı sağlar. Analog makina dönemlerinde her bir ISO değeri için yanınızda farklı bir film taşımanız gerekirdi. Digital makinelerde ise makinamızın üzerinden çok kolay bir şekilde istediğimiz ISOdeğerini ayarlayabilmekteyiz. ISO her ne kadar yetersiz ışık ortamlarında bize fotoğraf çekme olanağı verse de ISO değeri yükseldikçe fotoğraflarda noise (gürültü) de artmaktadır. Bu nedenle ISO değerini yeterli ışık ortamlarında en düşük seviyede kullanmalıyız.

Tags: , , , ,

Yorumunuz

Top