Makro Fotoğraf: Küçüklerin dünyasında yolculuk

Tüm hayvanları çok sevmemle birlikte, böceklerin bendeki yeri hep farklı olmuştur, özellikle de örümceklerin.

İlkokul zamanında büyüteci elime alıp bu muhteşem yaratıkları incelemek en büyük merakımdı.

Hatta tatillerde bulduğum ölmüş ve kurumuş böcekleri özenle kutulara koyup, evde uzun uzun incelerdim.

Çocukken böyle başlayan merakım, yıllar sonra üniversite sınavında zooloji tercih etmemdeki en büyük etken oldu.

web1

Lise ve üniversite yıllarında internetin yaygınlaşmasıyla birlikte, istediğim an dünyanın her köşesinden böcek fotoğraflarına ulaşma ve onları inceleme imkânı buldum.

Bazı fotoğraflar o kadar başarılıydı ki, o güne kadar hiç görmediğim detayları görmemi sağladı. Bu heyecanla ilk dslr makinemi ve makro lensimi alıp denemelere başladım.

Kısa süre sonra, hobi olarak ilgileniyor da olsam, “iyi fotoğraf” çekebilmek için aslen iyi (pahalı?) ekipman değil, iyi bir eğitim almamın şart olduğunu fark ettim ve bazı hatırı sayılır kurumlardan eğitimler aldım.

web2

Sonrasında daha fazla bilgi için internetteki forumlara ve fotoğraf paylaşım sitelerine yöneldim.

Orada en temel “hangi gövdeyi/lensi almalıyım” sorusuna bile cevap ararken karşılaştığım problemler şunlar oldu:

herkes yorum/fikir yazıyor ama kimse benim neye ihtiyacım olduğunu bilmiyor

bazıları bir sebeple bir markaya gönül vermiş ve diğer marka ne üretse kötülüyor

veya favori markası ne üretse “SÜPER” diyor (CANON mu NIKON mu muhabbeti )

bazıları kendi eksikliklerinden kaynaklanan başarısız sonuçları kullandığı ekipmana bağlıyor. (1/2 ens değeriyle elde fotoğraf çekip,” bu lensin titreşim engelleme özelliği hiçbir işe yaramıyor” yazabiliyor)

bazıları satmaya veya almaya çalıştığı ekipmanın fiyatını, kendi işine yarayacak şekilde yönlendirebilmek umuduyla övüyor veya yeriyor 🙂

bazıları kulaktan dolma bilgilerle, konuya çok hakimmiş gibi yorum yazıyor

Vs vs vs …

web3

İnternetteki bilgi kirliliğine sayfalarca örnek yazılabilir.

Peki, hiç mi doğru bilgi paylaşan yok?

İllaki var, ama problem “iyi lens, kötü lens” değil. Asıl problem bu ürün, benim ihtiyaçlarıma ve tercihlerime cevap verir mi?

Farz edelim ki gözümü karartıp bir objektif veya gövdeye karar verdim.

Peki, bunu en ucuza ve başımı ağrıtmadan nereden alabilirim.

-teknoloji marketler:

Buralarda ürünler garantili ama hem pahalı, hem de ürün çeşidi çok az. Ayrıca alırken sıfır ve pahalı olduğu için satarken neredeyse yarı fiyata düşüyor.

Neden satayım ki diye düşünmeyin çünkü aldığınız ürün ileride sizi tatmin etmeyecektir veya fotoğraf konusundaki ilgi alanlarınız değişebilir. Hiçbirimiz sınırsız bütçeyle alışveriş yapmıyoruz neticede, haliyle satıp başka bir ürün alıyoruz.

– hayyam pasajı veya sirkeci:

Bugüne kadar edinmiş olduğum tecrübeler neticesinde, en ekonomik ve mantıklı çözümün 2. el ekipman kullanmak olduğundan eminim.

Fakat acemilik dönemimde hayyam ve sirkeci civarındaki esnaf gözüme ürkütücü görünüyordu.

Çünkü piyasada çok farklı fiyat ve kalitede ürün vardı ve dürüst olmayan bir satıcıya denk gelsem, bunun farkına varamayacak kadar bilgisiz ve tecrübesizdim.

Ayrıca oradakilerden ekipman tavsiyesi alma konusundaki tereddütlerimi ve sebeplerini, tanıştığım birkaç güvenilir esnaf gayet güzel özetledi:

“hocam esnaf olarak biz ekipmana ticari gözle bakarız, bizim için en iyi ekipman ucuza alıp kısa zamanda satabileceğimiz ekipmandır. Neticede ticaret yapıyoruz. Onun dışında, hangi lens hangi rengi daha iyi verir? Veya ters lens ile makro çekeceksen hangi TTL flaşı alırsan, TTL özelliğini kullanamazsın? Gibi teknik özellikleri kullananlar bilir, biz bilemeyiz. Biz esnafız çünkü fotoğrafçı değiliz”

– kullanıcısından almak acemiyken tamamıyla mantıksız geliyordu, çünkü ne satan ne de ben bilgi sahibi değiliz.

Neticede, yıllar içinde 50’ye yakın lens, gövde, flaş vs kullandıktan sonra bir hesap yaptım ve ilk günden beri fotoğraf ekipmanına harcadığım paranın çoğunun, bilgisizliğimden kaynaklı çok ekipman değiştirmemden dolayı başkalarının cebine gittiğini fark ettim. Buna büyüklerimiz “akıl parası” derler

Ve düşündüm

Birçok insan aslında gerçekten yetenekli veya meraklı olmasına rağmen, fotoğraf ile uğraşmanın çok pahalı bir hobi olduğuna inandırıldığı, bunun çok daha ucuz yollarının varlığı kendisine anlatılmadığı veya yanlış kişilerden yanlış ekipman tavsiyeleri aldığı için,

Ya pahalı olduğu için hiç makine almıyor,

Ya en pahalısını alıyor ama makine almakla “Ara Güler” olunmadığını anlayıp bırakıyor,

Ya da işini görmeyecek bir ucuz makine alıyor ve kendisini, çıkan kötü fotoğrafların sebebinin ucuz makine alması olduğuna inandırıp yarı fiyata satıyor.

Ben de bu problemin çözümüne kendimce katkı sağlayabilmek amacıyla

Bunca zamandır edindiğim tecrübeleri insanlara aktarmak için uğraşıyorum.

web5

Temel fikir şu:

İyi fotoğraf için pahalı ekipman değil, bu işe kafa yormaya niyetli bir birey ve bu günün fiyatlarıyla 1000 tl’lik bir ekipman fazlasıyla yeterlidir.

 

Yazan: Toma hasan aydın

Tags: ,

Yorumunuz

Top